23. Hukuk Dairesi 2015/8514 E. , 2018/3612 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arsa sahibi arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği müvekkili yükleniciye düşen bağımsız bölümlerin .... kişilere satıldığını, ....09.2012 tarihinde ruhsat alındığını ve sözleşmenin varlığını sürdürdüğünü ancak inşaatın yapımının imkansız hale geldiğini, davalının sözleşmenin ifasına gönderilen ihtara rağmen engel olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, ....500,00 TL inşaat imalat bedeli, müspet zarar ve kar mahrumiyetinin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının kendi edimlerini ifa etmediğini, inşaatı süresinde tamamlamadığını, taraflar arasındaki sözleşmede inşaatın hangi aşamasında satışa izin verileceğinin yazmadığı, taşınmazlar davacının bildirdiği kişilere satılmış olduğunu bedelinin de davacı tarafından alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; inşaatın %...’inin tamamlandığı, davacı tarafından davalıya çekilen ihtarname ve dosya kapsamına göre sözleşmenin ifası davalı tarafça haksız olarak engel olunduğu, imalat bedeli, muhtelif proejeler bedeli toplamının 141.541,53 TL olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, imalat bedeli ile menfi ve müspet zararın tahsiline ilişkin olup, açılan bu dava ile tarafların fesih konusunda iradelerinin birleştiği ve sözleşmenin geriye etkili olarak feshedildiğinin kabulü gerekir. Sözleşme taraflarından kimin, hangi bedeli talep edebileceği kusur durumuna bağlı olduğundan mahkemece öncelikle kusur durumunun tespiti gerekmektedir. Davalı arsa sahibinin kusurlu olması halinde, davacı yüklenici menfi ve müspet zararını talep edebilecek, davacı yüklenicinin kusurlu olması halinde ise ancak, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı arsa sahibinin faydalandığı oranda menfi zararını isteyebilecektir. Bu durumun kabulü halinde ise davalının savunduğu gibi şayet taşınmazlar yükenici adına .... kişilere satılmış ve bedeli yüklenici tarafından alınmış ise bu bedelin de menfi zarardan düşmesi gerekmektedir. Mahkemece, yukarıda anılan ilkeler çerçevesinde, tarafların kusur durumu tespit edilip, taşınmazların .... kişilere yüklenici adına mı yoksa davalı kendi adına mı sattığı araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, ....06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.