Abaküs Yazılım
4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/3014
Karar No: 2018/1054
Karar Tarihi: 19.02.2018

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/3014 Esas 2018/1054 Karar Sayılı İlamı

4. Hukuk Dairesi         2016/3014 E.  ,  2018/1054 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacılar ... Medya Yayıncılık A.Ş. ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Medya Ajans Ticaret Ltd. Şti. aleyhine 10/09/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 01/12/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Davacılar vekili; davalılara ait ...sitesinin 04/08/2014 tarihli ... ... Çıktı" başlıklı haberi ile davacıların kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, 04/08/2014 günü dava dışı ...Gazetesini kaynak göstererek yapılan haberde davacılar hakkında özetle ve aynen "..."nun şantaj ve fişleme yapan bir ... hesabını gizlice yönettiği, ... Gazetesinin internet sitesinin sorumlusu olan ... yazarı ..."in eşi ... tarafından doğrudan kontrol altında tutulduğu ifade ediliyor.", ..."a ait ... ...ve gizli...hesapları yolu ile psikolojik harp tekniklerini kullanıp şantaj yapan şebeke ile ilgili ortaya atılan iddiaları" dendiğini, gazetecinin sevmediği veya karalamayı hedeflediği kişileri düşman sayıp keyfince hakaret edip aşağılamasının basın ahlak ve ilkeleri ile örtüşmediğini, kişilerin onurunun Anayasa ve yasalarla himaye altına alındığını, davalının, dava konusu haberi ... Gazetesi’nden iktibas ederek vermesinin daha vahim olduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.Davalı vekili; basının, demokratik düzenin gereği ve kamuoyunun temsilcisi olduğunu, haberin, basının haber verme işlevini yerine getirirken kullanılan bu hakkın özel hukuk alanında sınırları olan gerçeklik, kamu yararı, toplumsal ilgi, güncellik, konu ile ifade arasında düşünsel bağlılık ilkelerine bağlı kılınarak verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10.maddesinde yer alan "İfadeyi Açıklama Özgürlüğü" ile Anayasanın 28.maddesinde ve Basın Kanununda yer alan "Basın Özgürlüğü" gözetilerek dava konusu yayındaki ifadelerin, "Düşünce ve İfade Özgürlüğü" kapsamında eleştiri amacıyla yazıldığı, yayının güncel ve gerçek olduğu, yayında öz ve biçim arasında denge kuralının gözetildiği ve paylaşımda kamu yararının da bulunduğu gibi yayının alıntı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Basın özgürlüğü, Anayasa"nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu"nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasa"nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu"nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur. Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır.
    Davaya konu haber ve açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu yayın görünür gerçeğe uygun olmadığı gibi olgusal temeli de yoktur. Ayrıca haberin dayanağı gösterilen yayın kuruluşunun bu haberi yapmasında gerçeklik olup olmadığı araştırılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Dava konusu haberde kullanılan ifadeler ile davacıların kişilik hakları ihlal edilmiştir. O halde uygun bir miktar manevi tazminata karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi