16. Hukuk Dairesi Esas No: 2012/3325 Karar No: 2013/830 Karar Tarihi: 12.2.2013
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2012/3325 Esas 2013/830 Karar Sayılı İlamı
16. Hukuk Dairesi 2012/3325 E. , 2013/830 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro çalışmaları sırasında Sundura Mahallesi 240 ada 1 ve 243 ada 26 parsel sayılı 3150.83 ve 12333.24 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.Davacılar ... ve müşterekleri tarafından davalılar Hazine, ... ve Sugören Köyü Muhtarlığı aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesi’nde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların 8’er pay kabul edilerek ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan Hazine ve ... ile taraf sıfatı bulunmayan... tarafından temyiz edilmiştir. 1- Karar; davada taraf sıfatı bulunmayan... tarafından temyiz edilmiş ise de hukuki yararı bulunmayan..."nun temyiz inceleme talebinin REDDİNE. 2- Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda belirtilen gerektirici nedenlere ve delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... Müdürlüğünün tüm temyiz itirazları ile Hazine’nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacı taraf yararına edinme koşullarının gerçekleştiği taşınmazların tarım arazisi vasfında bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan birinci ve ikinci keşifte görüşlerine başvurulan uzman ziraat bilirkişileri taşınmazların bir bölümünün taşlık olup eğiminin çok fazla olduğunu belirtmelerine rağmen 4. keşifte görüşüne başvurulan uzman ziraat bilirkişisi taşınmazlarda taşlılık ve kayalık sorunu bulunmadığını belirtmiş, taşınmazların niteliği konusunda ziraat bilirkişilerinden alınan raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulmuştur. O halde doğru sonuca ulaşılabilmesi için çekişmeli taşınmazları ve çevreyi iyi bilen yaşlı yansız mahalli bilirkişiler seçilmeli, taraf tanıkları, mahalli bilirkişiler, uzman fen bilirkişisi ve 3 kişiden oluşan ziraat bilirkişi kurulu ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, ekonomik amaca uygun bir zilyetliğin bulunup bulunmadığı konularında tanık ve mahalli bilirkişilerden ayrıntılı bilgi alınmalı, fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı gösterir gerekçeli ve krokili rapor alınarak yan görünüş krokisi çizdirilmeli, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan ise raporlar arasındaki çelişkileri giderecek şekilde, taşınmazların eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü ile niteliği konularında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazlar çeşitli yönlerden fotoğraflanmalı, davadan 25-30 yıl öncesinden başlamak suretiyle dava tarihine kadar beşer yıllık zaman dilimlerini gösterir şekilde eski tarihli hava fotoğrafları ile var ise uydu fotoğrafları uzman bilirkişiye bilimsel yöntemlerle inceletilmek suretiyle tanık, mahalli bilirkişi beyanları ve ziraat bilirkişi raporları toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Belirtilen yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12.2.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.