
Esas No: 2016/20881
Karar No: 2019/10283
Karar Tarihi: 21.10.2019
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/20881 Esas 2019/10283 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının ... 29.İcra Dairesinin 2007/14073 esas sayılı takip dosyasıyla hakkında başlattığı icra takibinin haksız olduğunu, tarafların arasındaki 29/06/2006 tarihli adi yazılı gayrimenkul satış sözleşmesinden bakiye kalan 15.000,00 TL satış bedeli borcunu çeşitli şekillerde (elden veya davalının yapması gereken masrafları yapmak suretiyle) ödediğini, ayrıca sözleşmeye yazılan bakiye borç miktarının 15.000,00 TL olmasına rağmen davalının 18.371,00 TL"yi takip konusu yaptığını ileri sürerek; takip dayanağı 01/06/2006 tarihli satış senedinde yazılı daire satışından kaynaklanan bakiye 15.000,00 TL alacaktan dolayı borçlu olmadığının tespitine takibe konulan asıl alacak olan 18.371,00 TL üzerinden %40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, 19.748,98 TL"nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, takipten sonra açılmış menfi tespit davası olup, dosya incelendiğinde 06/12/2007 tarihli genel haciz yoluyla başlatılan icra takibinde 18.371,00 TL asıl alacak 135,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.506,00 TL"nin tahsilinin istendiği, davacının yasal süresi içinde ödedim diyerek borca itiraz ettiği, davalının talebi üzerine icra mahkemesince itirazın kaldırılmasına karar verildiği ve takibin kesinleştiği, mahkemenin davacının ileri sürdüğü bir kısım masrafları davalının yapması gerektiğinden bahisle (336,00 TL tapu cins değişikliği, 40,00 TL su sayacı, 1.159,39 TL kalorifer, 2.625,00 doğalgaz servisi masrafı olmak üzere toplam 4.169,39 TL) bakiye satış bedeli borcundan mahsup ettiği, ayrıca davacının icra dosyasına yaptığı 35.573,00 TL ödemeden bu miktarı ve icra dosyasındaki faiz ve masrafları çıkartarak kalan 19.742,98 TL"nin fazla ödendiği gerekçesiyle istirdatına karar verildiği anlaşılmaktadır.
İstirdatına karar verilen miktar için mahkemenin yaptığı hesaplama (icra dosyasındaki tahsilattan borçlu olunan miktar yerine borçlu olunmayan miktarın (4.169,39 TL) çıkartılması) mantıklı olmadığı gibi, hesaplamada 6098 sy. TBK m.100/1 hükmünün dikkate alınmamış olması da hatalıdır.
Şu halde mahkemece 4.169,39 TL"nin ödendiği kabul edildiğine göre, bilirkişi yardımıyla öncelikle TBK m.100 hükmü de dikkate alınarak davacının takip tarihindeki (asıl alacak ve işlemiş faiz olarak) borçlu olduğu miktarın ve dosyadaki toplam tahsilat tutarının icra dairesinden dosya kapak hesabı dökümü de alınarak belirlenmesi, ardından takip tarihindeki borcun icra masraflarıyla birlikte ne kadar olacağının tespit edilmesiyle toplam ödeme miktarından çıkartılarak davacıdan fazla tahsil edilen miktarın bulunması ve bu miktarın istirdatına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.