
Esas No: 2016/24186
Karar No: 2019/11740
Karar Tarihi: 28.11.2019
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/24186 Esas 2019/11740 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının gözlükçülük ruhsatnamesinin sahte olduğunu, bu sebeple davalı hakkında kamu davası açıldığını, davalının bu ruhsatnameye dayanarak 20.07.2007 – 03.07.2009 tarihleri arasında ... Optik isimli işyerini işlettiğini, kurumları ile anlaşmalı olduğu dönemde toplam 62.243,60 TL tutarında davalıya reçete bedeli ödendiği belirtilerek, 5510 sayılı Yasanın 96/1-a maddesi uyarınca bu bedelin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, anılan dönemde sigortalıların reçetelerinde yer alan gözlüklerin yasa ve sözleşmelere uygun olarak yapılıp sigortalılara teslim edildiğini, bu hizmet nedeniyle davacı kurumun herhangi bir zararının bulunmadığını, talep edilen miktar ile davacı kurumun sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verileceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalının sahte ruhsatname ile yaptığı optisyenlik faaliyeti neticesinde davacı kuruma fatura ederek tahsil ettiği reçete bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece "bu bedeller reçete bedeli olarak ödenmiş olup karşılığı olan hizmet de alınmıştır. Ancak burada davalının suç sebebiyle elde ettiği bir gelirden sözedilmesi mümkün olup, ceza mahkemesince anılan suçun işlendiği sabit kabul edildiği takdirde, TCK"nun 55. maddesi uyarınca kazanç müsaderesi hususu gündeme gelecek olup, bu hususta suça ilişkin yargılamayı yapan ceza mahkemesince değerlendirilecektir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar ceza yargılamasında kazanç müsaderesi kararı verilebilme ihtimaline binaen davanın reddine karar verilmişse de, ceza kovuşturması karar verildiği tarihte henüz sonuçlanmadığından bu şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Zira kazanç müsaderesi hususunun dikkate alınabilmesi için ceza yargılamasının sonuçlanmasının beklenilmesi gerekmektedir. Yargılama neticesinde müsadere kararı verilmediği takdirde de davalının fatura ettiği reçeteler nedeniyle elde ettiği kazanç miktarı uzman bir bilirkişi tarafından yapılacak inceleme neticesinde belirlendikten sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.