8. Hukuk Dairesi Esas No: 2019/3031 Karar No: 2019/5702 Karar Tarihi: 11.06.2019
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2019/3031 Esas 2019/5702 Karar Sayılı İlamı
8. Hukuk Dairesi 2019/3031 E. , 2019/5702 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili; davalı borçlu aleyhine yapılan takipte haczedilen menkullerin davacıya ait olduğunu, borçlu ile aralarında ticari ilişki olduğunu, organik bağ bulunmadığını, hacizlerin kaldırılmasına, davalı alacaklı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili; haciz mahallinin borçlunun işyeri adresi olduğunu bu adresin hala fiili olarak kullandığını, taraflar arasında organik bağ ve muvazaalı işlemin bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, üçüncü kişi Şirket defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan rapor uyarınca, mahcuzların faturalarının üçüncü kişi şirket defterinde kayıtlı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK"nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Vergi Dairesi cevabı uyarınca borçlunun haciz adresinde hala faaliyette bulunduğu, 13.02.2013 tarihli haciz sırasında da borçlunun hazır bulunduğu, haciz sırasında üçüncü kişi şirket unvanının bulunduğu borçlu adına düzenlenmiş kartvizitin ve 17.01.2013 tarihli üçüncü kişi şirketin düzenlediği borçlunun adı ve kaşesinin bulunduğu dava dışı kişi adına düzenlenen faturanın bulunmuş olması nedeniyle, İİK"nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin karinenin aksini kesin ve güçlü delillerle ispatlaması gerekir.
Davacı üçüncü kişi kanıt olarak kira sözleşmesi, bayilik sözleşmesi ve fatura sunmuştur. Sunulan sözleşmeler adi yazılı olup, haciz adresine ilişkin değildir. Ayırt edici özelliği olmayan mahcuzlar yönünden de sunulan fatura istihkak davalarında ispat için yeterli ve güçlü delil teşkil etmezler ve mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli değildir. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK"nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.