Elektrik hırsızlığı - Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2009/34412 Esas 2011/3230 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
2. Ceza Dairesi
Esas No: 2009/34412
Karar No: 2011/3230
Karar Tarihi: 22.02.2011

Elektrik hırsızlığı - Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2009/34412 Esas 2011/3230 Karar Sayılı İlamı

Özet:

İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir davada, sanık bir otelin su ısıtma tesisatında sayaç haricinde hat çekerek kaçak elektrik kullandığı suçlamasıyla yargılanmıştır. Sanık, ibraz ettiği kira sözleşmesi ve vergi levhasına göre, tutanakta bahsi geçen oteli 01.01.2006 tarihinde kiraladığını ve kaçak kullanımın haberi olmadığını savunmuştur. Ancak, mahkeme tarafından yapılan araştırmalar ve bilirkişi raporu sonucunda, eksik soruşturma ve inceleme nedeniyle hükümde bozma kararı verilmiştir. Ayrıca, kaçak kullanım süresi ve bedelinin normal tarifeye göre bilirkişiye hesaplattırılarak, sanık tarafından ödenen peşinat ile taksit miktarları toplamının, bilirkişi tarafından hesaplanacak kaçak kullanım bedelini karşılaması halinde, sanık hakkında TCK’nın 168. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, mükerrirlerin infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri ile ilgili düzenlemeler de hatırlatılmıştır.
Kanun Maddeleri:
- CMK’nın 331. maddesi
- TCK’nın 168. maddesi
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesi
- 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesi gereken denetimli ser
2. Ceza Dairesi         2009/34412 E.  ,  2011/3230 K.

    "İçtihat Metni"

    Tebliğname No : 2 - 2007/288598
    MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi
    TARİHİ : 26/07/2007
    NUMARASI : 2007/751
    SUÇ : Elektrik hırsızlığı

    Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
    Sanığın yokluğunda verilen hükmün adli tatil içinde 03.09.2007 tarihinde tebliği edilmesi nedeniyle CMK’ nın 331. maddesi gereğince temyiz süresinin işlemeyeceği, bu nedenle adli tatilin bitiminden itibaren işleyen 1 haftalık temyiz süresi içerisinde 11.09.2007 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Davaya katılan ancak vekili duruşmalar takip etmeyen katılan kurum lehine dilekçe yazma ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
    Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
    I-Hakkında, işlettiği otelin su ısıtma tesisatında sayaç haricinde hat çekerek kaçak elektrik kullandığına dair tutanak tutulan sanığın, ibraz ettiği kira sözleşmesi ve vergi levhasına göre, tutanağa konu oteli 01.01.2006 tarihinde kiraladığını ve harici hattan haberi olmadığını, önceki kiracı tarafından çekilmiş olabileceğini savunması karşısında; harici hattın başkaları tarafından fark edilip edilmeyeceği konusunda tutanak tanıkları dinlenip, tutanak tarihinden sonraki 1 yıllık tüketim föyleri de getirtilerek, mahallinde bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, elektrikle çalışan cihazlar tespit edilip, normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırılarak, tutanak tarihinden önceki tüketim föyleri ile karşılaştırılıp arasında aşırı bir fark bulunup bulunmadığı, tutanak tarihinden sonra tüketimde bariz bir artış olup olmadığı ve kaçak kullanımın hangi dönemde başladığı hususlarında bilirkişiden rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken bu araştırmalar yapılmadan; eksik soruşturma ve inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
    II-Kabule göre de;
    1-Katılan kurumun 13.07.2007 tarihli yazısında kaçak kullanım bedelinin 12.12.2006 tarihinde taksitlendirilerek ödenmeye başlandığının bildirilmesi karşısında; kaçak kullanım süresi ve bedelinin normal tarifeye göre bilirkişiye hesaplattırılarak, sanık tarafından ödenen peşinat ile taksit miktarları toplamının, bilirkişi tarafından hesaplanacak kaçak kulanım bedelini karşılaması halinde, hakkında TCK’ nın 168. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
    II-Kabule göre de;
    1-Katılan kurumun 13.07.2007 tarihli yazısında kaçak kullanım bedelinin 12.12.2006 tarihinde taksitlendirilerek ödenmeye başlandığının bildirilmesi karşısında; kaçak kullanım süresi ve bedelinin normal tarifeye göre bilirkişiye hesaplattırılarak, sanık tarafından ödenen peşinat ile taksit miktarları toplamının, bilirkişi tarafından hesaplanacak kaçak kulanım bedelini karşılaması halinde, hakkında TCK’ nın 168. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
    2-Sanık ve müdafii tarafından temyiz dilekçesine eklenen Fatih 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2005 tarihli ek kararı uyarınca, Fatih 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2004 tarih 475-629 sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına karar verildiğinin belirtilmesi karşısında; anılan ilamın mükerrirliğe esas alınamayacağının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
    3-Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
    4-Sanığın adli sicil kaydına esas 3167 sayılı Çek Kanununa ilişkin ilamların hukuki sonuçları araştırılarak sonucuna göre, hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması
    Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 22.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    Bu web sitesi, sisteminin bir üyesidir.