
Esas No: 2008/12954
Karar No: 2008/15755
Karar Tarihi: 14.10.2008
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2008/12954 Esas 2008/15755 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara 8. İcra Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2006
NUMARASI : 2005/1122-2006/1177
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı Alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.10.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflar adına kimseye gelmedi. Duruşmaya başlanarak incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi ve aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Uyuşmazlık 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklı tarafından açılan İİK’nun 97/17 maddesine dayalı tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar,28.07.2005 tarihinde borçlu şirket tarafından işletilen otel işyerinde ve borçlu şirketin müdürü huzurunda haczedilmiştir.İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır.
Davacı-Karşılık davalı 3,kişi hacizli malları Ankara 24.icra müdürlüğünün 2004/10230 esas sayılı dosyasının alacaklısı olarak yaptığı takipteki ihaleden 05.10.2004 tarihinde satın aldığını ve 06.06.2005 tarihinde yeniden borçluya kiraladığını ileri sürmüştür.
Davacının 05.10.2004 tarihli ihaleden aldığı malları ,7 ay gibi uzun bir süreden sonra 31.05.2005 tarihinde borçluya ait işyerinden alması bu malları borçluya terk ettiğini göstermektedir.Borçluya terk edilmiş olan malların adi kira sözleşmesi ile borçluya kiralanması alacaklıdan mal kaçırma amacına yönelik danışıklı işlemlerdir.
Öte yandan,ülkemizde menkul eşyanın bu şekilde hacizden alınıp kiraya verilmesi biçiminde bir gelenek mevcut değildir. 3.Kişinin, borcunu ödeyemeyen, eşyaları satılan bir borçluya kira sözleşmesi ile aynı menkul eşyaları kiralaması hayatın olağan akışına da aykırıdır. Satın alma ve kiralama borçluyu müteakip hacizlerden korumaya yönelik bir eylem biçimine dönüşmektedir. Danışıklı (muvazaalı ) olduğu çok açık bir biçimde belirgin olan satın alma işlemi ve kira sözleşmesinin hukukça korunamayacağı ortadadır.
Karşı davaya gelince ; Davalı-karşılık davacı alacaklı tasarrufun iptali davası ile borçlu ile davacı arasında danışıklı olarak yapılan kira sözleşmesinin iptalini istemiştir.Kira ilişkisinin sadece alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik borçlu ile 3.kişi arsında danışıklı işlem niteliğinde olduğu sabittir.Gerçekten İİK."nun 280. maddesi hükmüne göre, malvarlığı borcuna yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilir.
Bu durumda ,danışıklı işlemlere dayalı olan 3.kişinin istihkak davasının reddi ile alacaklının açtığı tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken ,aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı –karşılık davacı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalıya (Alacaklı) iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.