1. Ceza Dairesi 2010/4417 E. , 2013/2493 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No: 1 - 2010/136481
MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO: 29/12/2009, 2009/8 (E) ve 2009/266 (K)
SUÇ : Kasten yaralama
TÜRK MİLLETİ ADINA
Temyiz kapsamına göre; sanık Barış hakkında mağdur Şahabettin"i kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne hasren yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Barış"ın, mağdur Şahabettin"e yönelik eyleminin sübutu kabul, tahrike ve takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin meşru savunmaya, haksız tahrikin derecesine, teşdiden ceza verilmesinin yersizliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
a) Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanık Barış"ın, bıçakla mağduru batına nafiz olacak şekilde bir kez vurarak kolon, ince bağırsak ve diafragma yaralanmasına ve yaşamsal tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı, mağdurun yere düşmesi üzerine ise sonuç aldığını düşünerek oradan ayrıldığı olayda; hedef alınan vücut bölgesi, suçta kullanılan aletin özelliği, meydana gelen yaranın niteliği birlikte dikkate alındığında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu ve bu nedenle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde eylemin yaralama olarak nitelendirilmesi,
b) Sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına, karar verilmesi gerektiği halde, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından şartla salıverilme tarihine kadar getirilen kısıtlamanın yalnızca kendi altsoyu açısından geçerli olduğunun diğer şahıslar açısından ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sanık hakkında kurulan hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından, CMUK.nun 26/son maddesi gereğince ceza miktarı itibari kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 26/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.