16. Ceza Dairesi Esas No: 2017/3450 Karar No: 2018/3083 Karar Tarihi: 04.10.2018
Silahlı terör örgütüne üye olma - Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2017/3450 Esas 2018/3083 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme kararı, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanığın mahkumiyet kararının istinaf başvurusunun esastan reddedilmesiyle ilgili bir değerlendirme içermektedir. Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir. ByLock iletişim sisteminin örgüt talimatı ile kullanıldığı tespit edilirse örgütle bağlantıyı gösteren delil olduğu kabul edilmiştir. Bu bağlamda, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın bu uygulamayı kullandığı teknik verilerle tespit edildiğinde delil niteliği taşıdığı vurgulanmıştır. Kararda, dosyaya gelen ByLock tespit ve değerlendirme raporunun duruşmada okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiği, kanuna aykırı davranıldığı için hüküm bozulmuştur. Kanun maddeleri ise şöyle belirtilmiştir: TCK'nın 314/2, 62, 53, 58/9, 63 ile 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi, CMK'nın 299. maddesi uyarınca müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin reddi, CMK'nın 217. maddesi uyarınca ByLock tespit ve değerlendirme raporunun duruşmada okunup diyecekleri sorulduktan sonra yarg
16. Ceza Dairesi 2017/3450 E. , 2018/3083 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : TCK"nın 314/2, 62, 53, 58/9, 63 ile 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK"nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE, Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16. MD-956 E. 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağının" kabul edildiği gözetilerek; ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tesbiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; temyiz aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ByLock tespit ve değerlendirme raporunun CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK"nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.