
Esas No: 2016/22547
Karar No: 2019/2265
Karar Tarihi: 21.02.2019
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/22547 Esas 2019/2265 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı şirket ile 15/09/2012 tarihli 009134 ve 08/11/2012 tarihli 009134 Ek A sayılı devre mülk satış sözleşmesini imzaladığını, tapunun devredilmediğini, ... 2. Noterliği’nin 6205 yevmiye numaralı 15.10.2015 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeden cayma hakkını kullandığını belirterek devre mülk satış sözleşmesi nedeniyle davalıya ... olduğu 14.355,00-TL devre mülk bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı, cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü, davacı ve davalı arasında yapılan 15/09/2012 ile 08/11/2012 tarihli devremülk sözleşmesinin fesih edilmesi nedeniyle bilirkişi tarafından hazırlanan 01/04/2016 tarihli raporda belirtildiği üzere 13.040,00-TL’nin temerrüt tarihi olan 03/11/2015 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaca isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2016 tarihinden itibaren 2.190,00-TL.ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davacı tarafından temyiz edilen reddedilen 1.315,00-TL kısım karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 2.190,00-TL.yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle, davacının reddedilen kısım bakımından miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava, teslimi gerçekleşmemiş devremülk sözleşmesinin iptali ve sözleşme nedeniyle ödenilen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kabul edilen kısım yönünden davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı yararına maktu vekalet ücretine karar verilmiştir. O halde, mahkemece kabul edilen kısım bakımından davacı lehine 1.564,00-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK"nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekir..
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davacının temyiz dilekçesinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 4. bendinin tavzihle değiştirilen “900 TL” rakamlarının hükümden çıkartılarak yerine “1.564,00-TL” rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.