21. Hukuk Dairesi 2019/2379 E. , 2020/790 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardandan işverenlere ait işyerinde geçen ve Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, davacının 22.7.1985-20.3.1987 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti ile işverenin kuruma verdiği işe giriş bildirgesi ve dört aylık dönem bordrolarında davacının sigorta sicil numarasının sehven farklı bildirilmesi sebebiyle oluşan hatanın düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ,hüküm Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerince davacı adına kuruma verilen işe giriş bildirgesinin bulunmadığı, 1985/1-1987/3 arası dönem bordrolarının Kurumdan celbedildiği , davacının dönem bordrolarında yer aldığı fakat dahili davalının yer almadığıı, ... sicil numaralı davalı işyerinin 1.5.1980 tarihinde 506 Sayılı Yasa kapsamına alınıp 17.4.2003 tarihinde anılan yasa kapsamından çıkarıldığı,davaya dahil edilen ..."ın hizmet cetvelinde ..."e ait 22.7.1985- 20.3.1987 tarihleri arası 319922 sicil nolu işyerinde geçen çalışma sürelerinin gözüktüğü, davacıya 23.8.2005 tarihli tahsis talebine istinaden 1.9.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurum cevabına göre ihtilaflı dönemin davacının yaşlılık aylığı süre hesabında nazara alınmadığı, 319922 sicil numarasının davalı işverene ait olup olmadığı hususunun belli olmadığı tespit edilmişsede Dairemizin 2012/10621 E. 2013/17108 K. sayılı ilamı ile mahkemenin davanın kabulüne ilişkin 16/02/2012 tarihli kararının, "" davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp, işyerine ait dönem bordroları getirtilerek davacı ile aynı dönemde çalışmış işverenin kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit edip beyanlarına başvurmak, aynı dönemde
çalışan bordro tanığı bulunmadığı taktirde, ilgili SGK İl Müdürlüğünden ve Belediye Başkanlığından gerekirse zabıta marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde bildirge tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahiplerinin hem ilgili Kurumlar nezdindeki kayıtları üzerinde hem de mahallinde titizlikle araştırılıp tespit edilerek, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak,319922 sicil nolu işyerininin hangi işverene ait olduğunu araştırmak,dahili davalının yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığını, kazandı ise hizmet cetvelinde gözüken ihtilaflı dönemi kapsayan sürelerin kurumca dikkate alınıp alınmadığını Kurumdan sormak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasa’nın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermek "" gerektiği belirtilerek bozulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Bozmaya uyan mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumundan ihtilaflı döneme ilişkin bordroların yeniden istendiği,üç tanık dinlendiği,fakat tanıkların hiçbirinin davacıyı tanımadıklarına dair beyanlarının bulunduğu , Mahkemece resen yeteri kadar bordro tanığı dinlenmediği anlaşılmaktadır.
Bu tür aidiyet davaları kamu düzeni ile ilgili olduğundan, çalışmaların başka bir sigortalıya ait olup olmadığı noktasında titizlikle inceleme yapılması ve toplanan delilerle hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde hizmetin gerçekte kime ait olduğunun saptanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2007 gün ve 2007/21-600E, 2007/604K. Sayılı kararı da aynı yöndedir.
Mahkemece yapılacak iş; Davalı işyerinin dönem bordroları dosyada olup, davacının tespitini istediği dönemde kayıtlı başka bordro tanıkları da mevcut olduğundan bozma ilamında da belirtildiği gibi, hizmet tespitine ilişkin davalarda öncelikle davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları dinlenmeli, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların beyanları ile yetinilmemesi halinde, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kolluk aracılığıyla, işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılarak dinlenilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalı Kuruma iadesine, 13/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.